Merhaba

Kitap Kulübüme hoşgeldiniz. Çocukluğumdan beri binlerce kitap içerisinde büyüdüm. Babam ve kitapları. Evimizin vazgeçilmeziydi. Ben de okumayı soktuğum andan itibaren bu sevgiyle büyüdüm. Ve şimdi bende çocuklarıma kitap okumanın ne kadar önemli olduğunu ve hayat penceremizi ne kadar genişletebildiğini öğretmeye çalışıyorum. Burada sizlerle hem kendi kitabımı, hem okuduğum ve size önereceğim kitapları paylaşacağım.

Sevgiyle kalın, çok kitapla kalın.

Mona Yayınları’nda çıkan ‘Dokuz Ay On Gün’ bir mücadele, hayat savaşı ve kazanmakla kaybetmek arasında gidip gelen bir kadının, aile olmaktan vazgeçmemek adına verdiği savaşı anlatıyor.

Almula Merter Churm, dokuz ay on güne denk gelen bu ilahi yolculuğunu hayata, insana, var olmaya, aşka ve sevgiye inanan okuyucularıyla paylaşıyor.

Kalbiyle hamile kalan, dualarıyla iki evlada kavuşan, tüm yüreğiyle sevdiklerine ve ailesine sahip çıkan ve maddesel dünyanın illüzyonuyla günümüzde göz ardı edilen manevi değerlerin altını çizen kitap, sadece başucu kitabınız olmayacak. Dilinizin ucunda, gözünüzün ucunda ve ruhunuzda yer bulacak…

-51 yaşında “ANNE” oluyorum, heyecanımı anlatamam. Hem de bir değil, iki çocuğum olacak.

-Gözüme bakarak, bile bile canımı yakacak o cümleyi söyledi: “Çocukları evlat edinmek isteyen bir aile daha var, aranızda karar vereceğiz”.

-Annelik inanılmaz bir duyguymuş. Canım annemi ve babamı şimdi çok iyi anlıyorum, saçımızın her bir teline nasıl titrediklerini… En küçük bir şeyde, ömürlerinden ömür gittiğini. Geç de olsa, kalbimle doğurmuş olsam da, bu duyguyu yaşadığım için binlerce kez şükrediyorum.

-Bir insanın ruh eşini bulması; bir şans mıdır, yoksa kader midir? Bunu gerçekten bilmiyorum, ama seninle karşılaştığım her gün için Tanrı’ya şükrediyorum.

-İlk defa Ankara’da aklımı bıraktım fazlasıyla. Eğer çocuklar olmasa dönmezdim zaten. Babam iyileşene kadar kalırdım. Bu sefer kendimi çok çaresiz hissettim. Kalbim ikiye bölünmüş durumda. Çocukların gelişine sevinmekle, ailemin yanında olamamaya üzülmek.

-Bu çocukların psikolojisi tersten çalışıyor, onlar travmalı çocuklar, unutmayın.

-Bazen gerçek annemi, babamı özlüyorum.Bazı anne babalar çocuklarına bakamaz, onları bırakırmış.

-Bisküvileri saklıyorum, çünkü aç kalmamak için önlem alıyorum.

-Ya siz de cennete giderseniz? Bize kim bakacak?

-“Sen her şeyi başarırsın,” derdin bana. Evet babacığım, bunu da başaracağım; sensiz yoluma devam etmeyi de başaracağım. Sen her zaman kalbimin en derininde ve sol omzumda, meleğim olacaksın.

Yazarın Diğer Kitapları

Önerilerim

Diğer Kitaplar