1966 yılında doğdu. Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji ve Ankara Devlet Konservatuvarı Tiyatro Bölümü mezunudur. 1976 yılında seslendirme yapmaya başladı. İtalya’da ve Amerika’da yaratıcı drama, ses ve vücut dili, reji eğitimleri aldı. Devlet Tiyatrolarında 23 yıl tiyatro oyuncusu olarak çalışıp emekli oldu. Ferdi Merter’le birlikte Çığır Sahne ve Tiyatro Cansın’ı kurdu.

Başta TRT olmak üzere pek çok özel kanalda program sundu. Bir çok dergi ve gazetede köşe yazarlığı yaptı. Feminen VİP adlı kadın-magazin dergisini çıkardı. Fransızlar tarafından dünyada kadın hareketleri temsilcisi beş Müslüman kadından biri seçildi ve pek çok yerde seminerler verdi.

Balkan ülkelerinde ve Avrupa’da tiyatro yönetmenliği yaptı, kişisel gelişim eğitimleri verdi. Down sendromlu çocuklarla drama çalışmaları yaptı. Uludağ Üniversitesi, Müjdat Gezen Sanat Merkezi, Yeditepe Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesinde “Yaşam bir tiyatrodur” adı altında oyunculuk ve iletişim dersleri verdi.

2011 yılından beri kariyerini İngiltere’de sürdürmekte- dir. Londra’da önce Fame Akademi ve AMC HOUSE prodüksiyon şirketini kurmuştur. Kaşağı, Kurşun Adres Sormaz ve Kırk adlı sinema filmlerinde rol aldı.

Daha önce yayımlanmış kitapları:

  • Aşk Acıtır
  • Aslında Erkek Diye Bir Şey Yok
  • Kadınlara Özel
  • Bekârlara ve Çalışanlara Hemen Mutfak
  • İksir

Yazarın Kaleminden

Almula Merter Churm

Hayat kocaman bir okyanus ve biz o okyanusun içinde yer alan yüz binlerce şey arasında yakaladıklarımızı yaşıyoruz. Ben hep hayallerimin peşinden gittim. Kendim bildim bileli, etrafımdakilerin söylediğine göre sıradışı oldum. Aslında bana göre yaptığım şeyler son derece normaldi. Dokuz yaşında seslendirmeye başladım. Tiyatro sahnelerine doğup büyüdüğüm halde ailem, “Bu kız çok iyi okuyor, üniversiteye gitsin,” dediği için önce sosyoloji ve psikoloji üzerine eğitim aldım. Sonra da, “Bakın sizin dediğinizi yaptım, şimdi sıra bende,” diyerek konservatuvarın tiyatro bölümünde okudum ve Devlet Tiyatro’suna girdim. Sonra kurumda fazla “müdürcülük” oynayanlara sinirlenip istifa ettim.

O sıralar İtalyan hükümetinin açtığı bir sınavda burs alıp, bir süreliğine İtalya’ya yerleştim. Üç-dört yıl sonra ülkeme döndüm ve Devlet Tiyatro’suna yeniden girdim. Türkiye’de ilk defa seksenli yıllarda, TRT’de “Hanımlar Sizin İçin” adında, göbek atmadan hatta içeriğinde bilgi yarışmalarının olduğu bir program sundum.

Sonra özel kanallar furyası başladı ve ben de İstanbul’a yerleşip çalışmaya başladım. Bir gecede karar verdim ve Amerika’ya gittim. Orada tezgâhtarlık yaparak para kazanıp okurken, iki aylık bir süreçte çalıştığım şirkette genel müdür yardımcılığına getirildim. Şirket adına, altı aylığına Birleşik Arap Emirlikleri’nde çalıştım. İnatçılığım sayesinde Atlantic Records’un sahibi Ahmet Ertegün ile tanıştım ve işte o zaman çok şey değişti; bana inanılmaz kapılar açıldı.

Bir gün Vajina Monologları adlı oyunu seyrettim ve bu oyunun Türkiye’de sergilenmesi gerektiğine karar verdim. Ertegün’e sponsor olması fikrini açtığım zaman bana, ”‘Kendim için param yok, para lazım’ de, sana yardım edeyim. Ama böyle bir oyunu götürüp Türkiye’de oynatmak ve bundan para kazanabileceğini düşünmek gibi bir niyetin varsa, benden bir şey bekleme,” dedi. “Ve burada teptiğin şeyleri bir daha geri alamazsın,” diye sözlerini tamamladı. Ama ben bir şeye karar verdiğim zaman, önüme kocaman devler dahi koysalar, onları bile yıkar geçerim. Yine öyle oldu. Çünkü inanmıştım o işe… Oyunu sahneledim ve Vajina Monologları gerçekten büyük başarılar elde etti. O zaman kimsenin ulaşamadığı seyirci sayısına ulaştık. Türkiye’de oyunu oynamadığımız yer kalmadı. Ben, dünyada Müslüman kadın hareketleri temsilcisi beş kadından biri olarak, özellikle Fransa’da büyük ilgi gördüm. Belçika’da Annie Lenox, Eve Ensler, Kate Winslet gibi isimlerle bu oyunu oynadım. Eve Ensler beni herkese, “Bizim Cesur Yürek!” diye anons etti. Kaymakamın biri, İstanbul’da oyunumu yasaklamaya kalktı ve “Bu oyun, bu isimle oynanamaz!” dedi. Ben de ona, “Ben senin makamını hecelersem, makamını kapatırsın!” dedim. Bu söz tarihe geçti ve hâlâ on dokuz yıl sonra bile internette dolaşıp duruyor.

Röportaj kitapları çıkardım. Kişisel gelişim eğitimleri verdim, üniversitelerde “Yaşam Bilimi” adı altında dersler yaptım. İstanbul Teknik Üniversitesindeki öğrencilerim forumlara, “Biraz değişik bir hoca, ama çok eğlenceli!” diye yorumlar yazdılar. Kadın haklarına taktım ya bir kere, kalktım aile içi şiddeti sergileyen bir oyun sahneye koydum. Başrolü yani aile içi şiddeti uygulayan adamı da babama oynattım. Bazı gazeteler, “Vay, hiçbir şeyden utanmayan ahlaksız kadın! Birileri bu kadına dersini vermeli! Acaba kendi babası mı tecavüz etti?” diye başlıklar attı. Sonra çeşitli mahkemeler oldu ve hepsini babamla beraber kazandık. Bazıları çıktı ve “Türkiye’de olmayan bir olayı uydurmaya çalışıyor!” dedi.

Sonra Bulgaristan’da ve Balkan ülkelerinde, Alaaddin adlı oyunu, “Aslında Doğu ve Batı birbirinden ayrılmaz,” düşüncesi ile sentezleyip müzikal olarak sahneye koydum. İtalyan sirkinin peşine takıldım ve bir buçuk sene karavanda onlarla yaşa- dım. İstanbul’a dönünce, altı yüz elli kişilik bir tiyatro salonu işletmesi aldım ve sil baştan her şeyi yaptırdım. Ama salonun altyapı problemiyle patlayan boruları yüzünden iki büyük iflas geçirdim. Senetler ve çekler arasında boğuldum, ama vazgeçmedim. Gazetelerde ve dergilerde köşe yazarlığı yaptım. Ve bir gün “Yeniden başlıyorum!” diyerek, İngiltere’ye cebimde kalan son beş bin lira paramla geldim.

Kırk altı yaşında, sıfırdan yeni bir hayata başladım. Kocaman evlerde oturmaya alışmış olan bendeniz, odadan odaya taşınarak İngiltere’de yer edinmeye ve işimi yapmaya çalıştım. Alamadığım cevaplardan, dönülmeyen telefonlardan hiç yılmadım. Sonunda seslendirme konusunda başarımı ve iş azmimi İngilizlere kabul ettirdim. Beş yaşında gördüğüm rüyama inandım; ben kilisede bir İngilizle evleniyor ve babamın kollarında pederin karşısına çıkıyordum. Ve bu rüyam gerçek oldu. Dünyayı gezdim, yaşadığım yerlerin kültürlerini, dillerini öğrendim. Mutsuz olduğum yerden gidecek cesareti hep buldum. Hep kendime güvendim, inandım. Ben hiçbir zaman hayallerimin peşinden koşmayı bırakmadım ve onların arkasından koşabilecek cesareti buldukça da hayallerim gerçek oldu.

Basın (2019)

Bir kavuşma, veda ve aşk hikayesi dokuz ay on gün.

Almula Merter Churm kitabını imzaladı

Ünlü oyuncudan çarpıcı açıklama: Sosyal medya cengaverleri…

Ben onları kalbimden doğurdum

Almula Merter: Kızım bana gelene kadar 3 koruyucu aile değiştirdi

“Dokuz Ay On Gün”ün 2’nci baskısı tükenmek üzere

Londra’da Dokuz Ay On Gün izdihamı

Almula Merter Churm’den Kitap geliri KOREV’e bağışlayacak

Almula Merter Churm’den Alkışlanacak Hareket Kitap geliri KOREV’e

Aforizmalar – Haziran 2019 | Ceren Erginsoy

Almula Merter Churm’den alkışlanacak Hareket!

Almula Merter Churm’dan alkışlanacak adım

Kitap geliri KOREV’e

Kitap gelirini bağışlayacak!

“Dokuz Ay On Gün”ün 2’nci baskısı tükenmek üzere..

Kitabın geliri Koruyucu Aile, Evlat Edinme Derneği’ne

“51 yaşımda kalbimden doğurdum”

Almula Merter Churm’dan Bir Aşk, Bir Kavuşma ve Bir Veda Hikayesi

10 Mayıs 2019; Sanatçı Almula Merter yeni kitabının oluşum sürecini Haber’e anlattı

PROGRAM KONUKLARI ALEV ŞENOL VE ALMULA MERTER

Merhum sanatçı Ferdi Merter’in kızı, oyuncu, yönetmen ve yazar Almula Merter Churm, yeni kitabı Dokuz Ay On Gün’de hayatının aşkına kavuşmasını, anne olma serüvenini ve babasına vedasını anlatıyor. 2014’te İngiliz Robert Churm ile evlenen ve geçen yıl kimsesiz iki kardeşi evlat edinen Almula Merter Churm, hayatının bu önemli dönüm noktalarını yeni kitabında kaleme aldı. Yazar, Dokuz Ay On Gün adlı eserinde ayrıca hayatta tutabilmek için büyük mücadele verdiği, 19 Eylül 2018’de aramızdan ayrılan babası Ferdi Merter’e vedasını da anlattı.

Olay Gazetesi ingiltere haberi…
Merhum sanatçı Ferdi Merter’in kızı, oyuncu, yönetmen ve yazar Almula Merter Churm, yeni kitabı Dokuz Ay On Gün’de hayatının aşkına kavuşmasını, anne olma serüvenini ve babasına vedasını anlatıyor.

Merhum sanatçı Ferdi Merter’in kızı, oyuncu, yönetmen ve yazar Almula Merter Churm, yeni kitabı Dokuz Ay On Gün’de hayatının aşkına kavuşmasını, anne olma serüvenini ve babasına vedasını anlatıyor.

Kanal D ekranlarında yayınlanan 2. Sayfa programına oyuncu Almula Merter konuk oldu.

Kanal D ekranlarında yayınlanan 2. Sayfa programına oyuncu Almula Merter konuk oldu.

Merhum sanatçı Ferdi Merter’in kızı Almula Merter, 2. Sayfa programına konuk oldu

Kanal D ekranlarında yayınlanan 2. Sayfa programına oyuncu Almula Merter konuk oldu.

Uzun süredir eşiyle birlikte Londra’da yaşayan 51 yaşındaki oyuncu Almula Merter kimsesiz iki İngiliz kardeşi evlat edindi. Merter, o süreci konuk olduğu ‘2. Sayfa’ programında anlattı.

Basın (2019)

Bir kavuşma, veda ve aşk hikayesi dokuz ay on gün.

Almula Merter Churm kitabını imzaladı

Ünlü oyuncudan çarpıcı açıklama: Sosyal medya cengaverleri…

Ben onları kalbimden doğurdum

Almula Merter: Kızım bana gelene kadar 3 koruyucu aile değiştirdi

Basın (2018)

Basın (2018)

Basın (2000 - 2017)

Basın (2000 - 2017)

Fotoğraf Albümü

Fotoğraf Albümü